27 Ağustos 2009 Perşembe

ORUÇ TUTAR SİZİ TÜRKİYE'DE

Mustafa EVERDİ

Türkiye yeni bir döneme hazırlanıyor. Milletimiz bu yeni dönemin beklentisi içindedir.

Gelen ne kişiye özel müjdeli bir haberdir, ne bir piyango ikramiyesidir ne de bulunmuş bir maldır. Daha yükseklerden, yücelerden bütün insanlığa gelen ve müslümanlara emredilen bir eylemin devr-i daim mevsimidir. Artık Türkiye bütün İslam Dünyası ile birlikte sahura kalkacak, oruç tutacak ve iftar bereketleri ile hayata katılacak.

Türkiye ağustosun ortasında müminleri kendi özüne, kalbine, gönlüne bakıp yaralarını onarmasını istiyor. Gizliden sınava tabi tutuyor. Güneş yaktı ama mahsul bol oldu bu sene. Topraktan çıkan nimetler evlere taşındı, ambarlara dolduruldu, ofise teslim edildi. Teslimden itibaren bir ayı dolanlar devletten paralarını almaya başladılar. Tüccara satıldı.

Camiler teravih için bizi bekliyor. Sahurda davulcular uyanmamız için tokmağı daha bir hırsla vuruyorlar. Evlerde bir telaş; sahur ve iftar yemekleri için hazırlıklar yapan mümine kadınlar önümüze bereket sofraları sunuyorlar. Müezzinler yanık seslerle okudukları kasetleri döndürüyorlar. Minare tırmanmak, döner merdivenleri çıkmak, her yetişenin ezan ve sala okuduğu devirler geçip gitti. Makam ve usul içinde tadili erkana uyan ezanlar bizi kendine çağırıyor.

Camilerde imamlar bizzat ve bedenen hazırlar. Bizimle yatıp kalkıyorlar. Cemaatin enerjisi imamlara geçiyor, orada oluşan sinerji bütün Türkiye'ye yayılıyor.

Bakalım biz oruç mu tutacağız? Yoksa oruç bizi mi tutacak?

Sahi kim kimi tutar acaba?

Bizim orucu tutmamız aç kalıp orucu bozan eylemlerden kaçınmaktır. Güzellikler varsa dışarı taşandır. Ben orucum, sinirliyim, diye başlayan konuşmalar edebe aykırı ve oruç tutana yakışmayandır.

Orucun bizi tutması; işte beklentimiz budur?

Oruç bizi tutarsa; insan melekleşir, günahkâr eylemleri bırakın aykırı düşüncelerden bile uzaklaşır. Oruç bizi tutarsa günaha adım atamaz, yalan söyleyemez ve haksızlık yapamazsınız. Oruç sizi tutarsa eylem geliştirmek mümkündür artık. İnsanlığa bir eylemlilik, İslam âlemine bir sesleniş ve Türkiye kendisine yeten bir nefesleniş bulmuş demektir.

Artık paylaştığımız sevgidir. Sevgi görünmez; biz bunu ekmeklere, yemeklere, çaylara katıp ikram ederiz birbirimize. Görünmez ama ambarlarımızı, evlerimizi, yüreklerimizi doldurandır.

Türkiye semalarında her gece bir nur iner ve kısmeti oranında dağılır evlere.

Kimse farkında olmaz. Olanlar bunu söylemez. Yazan haddi aştığından yazar.

Kul, malına, mülküne, evlatlarına, makamına güvenmeye başlayınca azar. Bir rahimde yapışık bir etten çoğalan insan bu kibre nasıl ulaşır?

Bizi topraktan yaratan mayamıza sevgi katandır, cömertlik dostluk vefa.

Türkiye bizi kuşatandır ve oruç bizi Tutan?

Kuşatan sınırlayandır, Misakı Millîde mukayyet tutan. Oysa beklentimiz oruç olsun bizi tutan.

Daha ne ister insan?

0 yorum: